| | Üretsiz Blog oluştur

evden eve nakliyat rehberi

The Last Of Us endüstriyi değiştirecek

Uncharted yapımcısı Naughty Dog yeni projeleri The Last Of Us ile endüstriyi değiştirmeyi ve video oyunlarındaki hikaye anlatımını geliştirmeyi hedefliyor. Oyunun yaratım direktörü Neil Druckmann bir kez daha stüdyonun yeni oyunlarında karakter ve hikaye anlatımına odaklandıklarını dile getirdi.

Oyunda birçok korkunç şeyin olduğunu söyleyen Druckmann buna rağmen oyunun korku oyunu olmayacağını, yaratıkların oyunun odak noktası olmadığını, oyunun odak noktasının Joel ve Ellie arasındaki ilişki olacağını belirtti.Oyunda insanoğlu hakkında bir şeyler anlatmaya çalıştıklarını söyleyen Druckmann, bunu her açıdan ele aldıklarını da sözlerine ekledi.

Son olarak Druckmann oyunlarda karakterlere önem vermelerine rağmen, oyunlarına gelen övgülerin sinematik yönlere odaklandığını, bu durumun stüdyoda hayal kırıklığı yarattığını ve bunun biraz cesaret kırıcı olduğunu, ancak son oyunlarında amaçlarının hikaye anlatımı konusunda çıtayı daha da yükseklere çıkarmak olduğunu ifade etti.

makina

“Makina Türkiye”, imalat yapan tüm sektörlerde kullanılan, makina, üretim bandı, makine yedek parça, makine sarf malzemesi gibi ürünlere ait ilanların bulunduğu bir web sitesidir. Gerek makina üreticileri, gerekse herhangi bir nedenden ötürü elindeki makinayı satmak isteyen işletmeler söz konusu arzlarını “Makina Türkiye” sitesinde ilan ederler. İlan edilen ilanlar ise birkaç adımda gerçekleştirilen üyelik işlemi ile rahata görülebilir.

Nakliyat sektöründeki terimler

On sekizinci yüzyılın başlarından itibaren dünyada var olan eski yaşam kaynaklarının tükenmesi ve yeni yaşam kaynaklarının keşfedilmesi durumunun doğal sonucu olarak “şehir yaşamı” ismi ile adlandırılan yerleşim planı toplumun her kesimi tarafından kabul görmüştür. Artık insanoğlu, çalıştığı ve yaşadığı yerlerden farklı yerlere göç etmekte ve beraberlerinde çalışma ve gündelik hayatlarına ait olan eşyaları da götürmektelerdi.

On dokuzuncu yüzyıla girildiğinde ise yeni yerleşim birimlerinin hızla çoğalması ve yaşanan göç oranın artması, beraberinde “herhangi bir emtiayı bir yerden başka bir yere taşımak” anlamına gelen “nakliyat” isimli sektörü doğurdu. Önceleri ilkel koşullarda hizmet verilen bu sektör, zaman ilerledikçe teknolojik gelişmelerden nasiplenip, profesyonel anlamda çalışmalara imza atar duruma geldi.

Günümüzde bir literatürü, kanunu ve yönetmelikleri olan “nakliyat sektörü”, uluslararası alanda da gelişimlerini devam ettirerek kendine ait bir terimler sözlüğü de oluşturmuştur. Ülkeler arası kabul görmüş nakliye terimlerinden bazılarını yazının devamında inceleyebilirsiniz.

AAR İngilizce “Against All Risks” kelimesinin baş harflerinden oluşturulan kısaltmadır. Nakliyat sigortasının olası tüm riskleri karşılaması anlamına gelir.

ABAFT Deniz nakliyatı terimidir. Nakliyat işi yapan geminin kıç ve baş tarafları arasında kalan yer anlamında kullanılır.

ABANDON Yükleyicinin veya teslim alanın mal üzerindeki haklarından vaz geçmesi anlamına gelir.

ABATEMENT Nakliye edilen emtia zarar gördüğünde, nakliye faturası üzerinden yapılacak indirim oranı.

ABOARD Nakliye edilecek olan malın, nakliye aracı üzerine konması durumu.

ABSORPTION Bir nakliye firmasının aldığı işi başka bir nakliye firmasına ihale etmesi durumunda, ilk nakliyat firmasının ikin nakliyat firmasının masraflarını üstlenme durumudur.

ACCEPTANCE Nakliyat tutarını ödemekle yükümlü olan tarafın bu ödemeyi vadesinde gerçekleştirmesi durumudur.

ACCESSORIAL CHARGES Nakliye işi alınırken göz ardı edilmiş ve nakliye masrafına ekstra olarak eklenen tutar.

ACQUIESCENCE Herhangi bir konşimentoda gönderici veya yükleyici tarafından protesto edilmeden sözlü olarak kabul edilirse ya da imzalanırsa, gönderici sessiz kalarak anlaşma şartlarını kabul etmiş sayılacağı anlamına gelen terim.

ACQUITTANCE Nakliyesi gerçekleştirilen emtia üzerindeki hak talebinden vaz geçildiği anlamına gelen terim.

A.C.S. İngilizce “Automated Commercial Systems” kelimelerinin baş harflerinden oluşturulmuş kısaltmadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin EDI BILGE sistemi anlamına gelir.

ACT OF GOD Deprem, sel, erozyon, çığ gibi nakliyenin yapılmasını engelleyen doğal afetler.

AD VALOREM “Değere göre” manasında kullanılan nakliyat terimi.

ADVANCED CHARGES Escrow hizmeti veren kurumların nakliye ücretini ödeyenden, nakliye hizmeti verene devretmesi.

ADVENTURE Nakliye işlemini yaptıranın, nakliye firmasına ait tüm riskleri üstlenmesi durumunda kullanılan terim.

Galericilerin Ferrari isyanı

Ferrari, Lamborghini ve Porsche gibi dünyanın en pahalı otomobillerini satan galeri sahipleri, hem müşterilerinin şehir dışındaki iş merkezlerine gelmeyeceklerini hem de otomobillerin oraya gitmesinin uygun olmayacağını savunuyor.

İçişleri Bakanlığı tarafından 2008’de şehir dışına taşınmalarına karar verilen ikinci el oto galerilerinin sahiplerinin gösterdiği tepkilere, Türkiye’nin en lüks araçlarının satıldığı Etiler’deki oto galericiler de katıldı. 3 yıl önce alınan kararın yavaş yavaş uygulamaya geçirilmesiyle bağlı bulundukları Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından uyarılan lüks oto galerileri, Bağcılar, Esenler ya da Beylikdüzü gibi ilçelerde iş yapamayacaklarını söyledi.
Ferrari, Lamborghini, Lincoln ve Porsche gibi pahalı ve lüks otomobillerin satıcıları, diğer araçlarla birlikte oto sanayi sitelerine gönderilmelerinin Etiler’in görsel güzelliğini de olumsuz etkileyeceğini savundu.

"LAMBORGHINI O YOLDAN NASIL GEÇER?"
Milliyet'ten Gökhan Karakaş'ım haberine göre, Alevli Otomotiv’den Tunç Algan da sattıkları araçların oto sanayi sitelerinde müşteri bulamayacağını öne sürerek, “Müşterilerimiz pahalı araçları almak için geldiklerinde onlara çeşitli imkanlar sunuyoruz. Diğer galerilerle birlikte oto sanayi sitelerine hiçbiri gelmeyeceği gibi Ferrari ya da Lamborghini o yollardan nasıl geçer?” diye konuştu.

Nispetiye Caddesi’ndeki Auto Mika’nın sahibi Mehmet Düvenci ikinci el oto satışı yapanların bir arada olma kararını yerinde bulduğunu belirterek, markaların bayiliğini yapanların kapsam dışında bırakılacağını söyledi.

Düvenci, “Oto galerilerini tek çatı altında toplamak ve disiplinli bir şekilde satışı sağlamak yerinde bir karar. Uygulanmasında bazı noktalara dikkat edildiğinde kararın yerinde olduğuna inanıyorum. Nispetiye Caddesi çok özel bir yer ve bu alandaki galerilerin büyük çoğunluğunun bu kararın uygulanmasından olumsuz etkileneceğini düşünüyorum” dedi.

"KARAR SOKAK ARASI İÇİN ALINDI"
Nispetiye Caddesi’ndeki Salih Otomotiv’in sahibi Hüseyin Küçük, Paris Şanzelize Meydanı’nda bile lüks ve klasik otomobil satanların bulunduğunu, oto sanayi sitelerinin bulunduğu yerlere gitmenin bölgeyi olumsuz etkileyeceğini öne sürdü. Küçük şöyle dedi:
“Bu karar sokak aralarını, kaldırımları ve en önemlisi apartman altlarını işgal eden galeriler için alındı. Biz pahalı markaları Türkiye’ye getirerek satan ithalatçıyız. Bu durumda olan ve kendi mülkü içindeki alanda kimseye zarar vermeden Ferrari ve Porche gibi markaları satanların, apartman altında çalışan galerilerle bir tutulmaması gerekir.”

Volkswagen ve MAN evleniyor

AB Komisyonu Avrupa'nın otomotiv devi Volkswagen'in kamyon üreticisi MAN'la birleşmesine izin verdi.

AB'den yapılan açıklamada, iki Alman şirketinin birleşmesinin Avrupa pazarında etkin rekabete ciddi bir engel oluşturmayacağı vurgulandı.

Açıklamada, birleşmenin ardından ortaya çıkacak şirketin ağır vasıta ve otobüs pazarında Daimler (Mercedes), Volvo, Iveco, DAF, Solaris ve VDL gibi güçlü rakiplerle yarışmaya devam edeceği belirtildi.

Temmuz ayında MAN'ın yüzde 55,9 hissesini satın alan Volkswagen, kontrolü altında bulunan İsveçli Scania'yı da bu yakın işbirliğine dahil ederek yılda 1 milyar avroya yakın tasarruf sağlamak istiyor.

AB Komisyonu, Volkswagen-Scania birleşmesine 2006 yılında izin vermişse de bu evliliğe MAN'ı da dahil etmek isteyen Volkswagen işlemi gerçekleştirmeden beklemeyi tercih etmişti.

Şehir içi evden eve nakliyat hizmeti

Firmamız her hizmetini özen, disiplin, titizlik, kalite çerçevesinde yaptığı gibi şehir içi taşımacılık işinide aynı titizlikte yapmaktadır. Firmamızın ana merkez ankara dikmendedir. 1993 yılından bu yana ankarada şehir içi evden eve nakliyat hizmeti veren firmamız kendi alanında öncü olmayı başarmıştır. Şehir içi evden eve nakliyat işlerini genelde korsan nakliyatçılar yapar.

Bilinmesi gereken bir konu vardır ki bu kişilerin her hangi bir çalışanları yoktur. Personelleri olmadığı için ev eşyalarını müşterilerine taşıttırmaktadırlar. Firmamız kesinlikle böyle bir uygulamaya karşıdır. Personellerimiz her eşyayı evin içerisine kadar götürür ve müşterilerimizin istediği yerlere eşyaları yerleştirir.

İzmir’in vergi rekortmeni taşımacılık sektöründen

Gelir vergisi şampiyonları açıkladı, İzmir’in vergi rekortmeni taşımacılık sektöründen çıktı. Arkas Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lucien Arkas İzmir’in vergi rekortmeni oldu.

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı rakamlarına göre, kentte en çok vergiyi taşımacılık sektörünün duayen isimlerinden biri olan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ödedi.

Arkas, 8 milyon 389 bin 838 liralık beyan edilen vergiye tabi gelir ve 2 milyon 928 bin 367 liralık tahakkuk eden vergiyle ilk sıradaki yerini korudu.

Lucien Arkas 2004 yılından bu yana İzmir’deki vergi rekortmenliğini kimseye kaptırmıyor.

Avrupalı treyler üreticileri Türkiye’yi mercek altına aldı

TREDER’in davetlisi olarak İstanbul’a gelen Avrupalı treyler üreticileri Türkiye’yi yakın takibe aldı. Konuk üreticiler ülkelerinde krizin etkileri devam ederken Türkiye’nin bu sektördeki yüzde 200'lük büyümeyi mercek altına aldı.

Avrupa’nın treyler üreticilerinin çatı kuruluşu olan CLCCR’nin (International Associtiation of the Body and Trailer Bulding Industry) 2011 yılı İlkbahar Yönetim Kurulu Toplantısı Hidromas sponsorluğunda Swissotel’de gerçekleştirildi. Toplantıya CLCCR Başkanı Daniel Magyar, TREDER Başkanı Recep Serin, Başkan Yardımcısı Fehir Bulutlar, Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Saltık ve 8 ülkenin temsilcileri katıldı.

Avrupa 2014- 15’i bekliyor

Avrupa’daki treyler pazarını değerlendiren CLCCR üyeleri, Almanya ve İsveç pazarında büyüme yaşandığına, diğer ülkelerde ise toparlanmanın henüz gerçekleşmediğine dikkat çektiler. 2011 yılında belirli oranda büyüme beklentisi içinde olan Avrupalı treyler üreticileri, kriz öncesi adetlerin yakalanması için 2014 veya 2015 yılına kadar beklenilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’ye yakın takip

İrlanda, Portekiz ve Yunanistan’ın ardından İspanya’daki kriz beklentisinin treyler üreticilerini tedirgin ettiğini açıklayan CLCCR üyeleri, Türkiye treyler pazarının ise inanılmaz derece yükselmesini yakından takip ettiklerini dile getirdi. Türkiye treyler pazarının yüzde 200 gibi bir oranda büyümesinin Avrupa’da çok dikkat çektiğini dile getiren CLCCR üyeleri, Türkiye’nin şu haliyle çok önemli bir treyler üretim merkezi haline geldiğini vurguladı.

CLCCR Başkanı Daniel Magyar, Yönetim Kurulu Toplantısı’nı Türkiye’de yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek; “TREDER yönetimi bizleri İstanbul’da çok iyi bir şekilde ağırladı. Türk meslektaşlarımıza bizlere gösterdikleri konukseverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Onların sayesinde çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Bu arada şunu da tekrar belirtmek isterim: TREDER’in CLCCR’ye katılmasından son derece memnunuz. Ayrıca İstanbul’u ilk kez gören üyelerimiz İstanbul’a hayran kaldı. Arkadaşlarımız ilk fırsatta İstanbul’a gelmek için fırsat kollayacaktır” dedi.

Toplantı sonrasında CLCCR üyelerine sunum yapan Hidromas Dış Ticaret Sorumlusu Hakan Aydın, firmanın Hindistan’da yatırım yapan tek Türk otomotiv markası olduğunu vurguladı. Ürünler ve satış sonrası hakkında da açıklamalarda bulunan Aydın; “Hidromas Türkiye’de yüzde 80 pazar payıyla açık ara birinci sırada. Dünyada ise dünyada üçüncüyüz. Yeni yatırımlarla birlikte dünya liginde yükselmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Özmen “İpek Yolunda Türkiye’nin By-pass edilmesine izin vermeyeceğiz”

Avrupa taşımalarında yaşanan kayıp Türk nakliyecisinin yönünü Ortadoğu’ya çevirdi. Nakliyecinin hedef pazarının Ortadoğu olduğunu söyleyen Özmen bu amaçla hazırlana İpek Yolu Projesini dernek binasında düzenlenen basın toplantısında dile getirdi.

Dünya ticaretinin Avrupa’dan doğuya kaydığını belirten UND Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Engin Özmen Orta doğuya olan taşımalarda artış yaşandığını belirterek Türkiye’nin tarihi İpek Yolu hattından mutlaka pay alması gerektiğini söyledi. Özmen “ Yılda 1 milyon 600 bin sefer yapılan ülkemizden Avrupa’ya yapılan taşımalara göre 2000-2010 yılı içerisinde Ortadoğu’ya taşımalarımız 9 kat artmıştır. Ortadoğu taşımalarımız ihracat taşımalarımızın yüzde 54,5’ini oluşturmaktadır” dedi.


Türkiye ipek yolu konusundaki kararlılığını göstermek zorundadır

Orta doğuda yaşana krize rağmen bölgeye yapılan taşımalarda Suriye, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan önemli bir Pazar olarak kendini gösterdiğini, en büyük üretim noktalarının Çin ve Hindistan olduğunu belirten Özmen; “Çin ve Hindistan’ın üretim noktası olması, üretilen malların batıya sevkiyatında eski ipek yolunun Türkiye’den geçmesi konusunu bir kez daha gündeme getirmiştir. İpek yolu konusunda Türkiye By-pass edilme noktasındadır. Rusya kanalıyla Sırbistan’dan geçen hat Orta Avrupa’ya ve Kuzey Avrupa’ya ipek yolunu bağlıyor. İkinci olarak da Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Hazar geçişiyle yine Avrupa’ya ipek yolu gidiyor ve Türkiye burada göz ardı ediliyor. Türkiye’nin mutlaka ipek yolunun varış noktası haline gelmesi lazım. UND olarak bu konudaki görüşmelerimiz devam ediyor. Amacımız Çin, Pakistan, İran üzerinden Akdeniz’e ipek yolunu bağlamak ya da Çin, Afganistan, İran üzerinden de bir yol düşünülebilir” diyerek Türkiye’nin özellikle ipek yolu projesindeki kararlılığını göstermesi gerektiğini vurguladı.

Lojistik sektörü koruma altına alınmalı

2023 yılı devlet politikalarından da söz eden Özmen “2023 yılı için yapılan devlet politikalarında 1,2 trilyon dolarlık dış ticaret hacmi hedefleniyor. Bu hedefi gerçekleştirecek Türkiye’deki ulusal sermayemiz olan lojistik sektörü ve karayolu taşımacımızdır. 2023 hedefinde lojistik sektörünün mutlaka koruma altına alınması gerekmektedir. Sektördeki Pazar payımızı yabancılara kaptırmamız gerekmektedir” derken lojistik köylerin yerlerinin bir an önce belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Özmen şöyle konuştu: “Bu nedenle lojistik köylerin yerlerinin belirlenmesi deniz, kara ve demiryolu bağlantılarının havayolu ve otobanlara olan bağlantılarının planlanıp çözülmesi gerekmektedir. Devlet nezdinde ortak komisyonlar kurup, bu komisyonlarda sorunlarımızı birlikte çözelim istiyoruz. Bu fikrimizi dile getirdiğimizde 4 ayda bir toplanılmak üzere bir komisyon kurulmasına karar verildi.”

Liman taşımacılığının da son günlerde artış olduğunu söyleyen Özmen “Türkiye üzerinden Akdeniz’e indireceğimiz ipek yolu lojistik sektörünün büyük bir ayağını oluşturacaktır. Bizim bu projede Türkiye üzerinden geçecek güzergahlara ihtiyacımız var. İRU ile birleşmiş milletlerde ana koridor yapmak için girişimlerimiz başlamıştır dedi.

Akaryakıttaki zamlar nakliyecinin önünde bir engel

Akaryakıttaki fiyat artışının nakliye taşımalarını etkilediğini belirten UND Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Engin Özmen “Karayolu nakliyesinde maliyetin 3/1’ini petrol girdisi oluşturmaktadır. Petroldeki her türü artış nakliyeciyi önemli ölçüde etkilemektedir. UND olarak üyelerimizi BAF ile bir nebzede olsa koruma altına almaktayız. UND olarak yaptığımız bu akaryakıt fiyat ayarlaması nakliyecimize yarar sağlamıştır. Türk nakliyecisine tahsis edilen 550 lt. akaryakıtın devlet tarafından sübvanse edilip arttırılması gerekmektedir. Nakliyeci akaryakıtı herkesin aldığı fiyattan almamalı” diyerek akaryakıt konuda yapılacak desteğin ihracatın artmasında büyük rol oynayacağını da sözlerine ekledi.

Yeni fabrika ile üretim yüzde 300 artacak

Sektörde 30.yılını kutlayan Yalçın Dorse 2010’da yeni fabrikasında üretime başlayacak. 1979’da Nevşehir’de üretime başlayan 1990’dan bu yana konuşlandığı İkitelli’den Silivri Değirmenköy’e taşınıyor. Traktör römorku üretiminden hidrolik 8 akslı Low-Bed’in yapımına kadar ilerleyen şirketin 2010 hedeflerini Yalçın Dorse Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şentürk anlattı. Şentürk “Yeni fabrikamızın inşaatı bitti. Sadece trafosu kaldı. En geç bir ay içinde taşınacağız “ dedi.

3 milyon Euroya mal oldu

İkitelli’deki fabrikanın artık yetmediğini anlatan Şentürk yeni üretim üssünün 3 milyon dolara mal olacağını anlatırken yeni fabrikanın üretimde yüzde 300 artış sağlayacağına da dikkat çekti. Fabrikanın yapımı aşamasında devletten 700 bin euro teşvik aldıklarını kalan yatırımın öz kaynaklar ile karşılandığını belirten Şentürk “Fabrika arsamız 20 bin metre kare, kapalı alan 8 bin metre kare. Bir 8 bin daha kapalı alan yapma şansımız var. 2010’da fabrikadayız. Üretim yüzde 300 artacak. Çünkü buradaki kapalı alanımız oldukça ufak. Ürünü görmeseler şimdiki iş yerimizde yapıldığına kimse inanmaz. Soruyorlar bu ürünü burada mı yaptınız diye. Evet, burada yaptık diyoruz bu kadar ufak bir yerde nasıl yaptınız diyorlar. Ancak yeni yılla birlikte bin 400 metrekare alandan 8 bin metrekare alana geçeceğiz, daha büyük ve her türlü donanımı olan fabrikamızda üretim yapmaya başlayacağız” derken alanın büyümesi ile beraber yeni çalışan da istihdam edeceklerini dile getirdi.

Krizde yatırım daha ucuza denk geldi

3 milyon euroluk yatırımın kriz zamanına denk geldiğini vurgulayan Yalçın Şentürk, kriz zamanlarının aynı zamanda fırsat zamanları olduğuna da inanıyor. Krizden istifade edip yatırıma yöneldik diyen Şentürk bu yatırımın normal bir zamana göre en az yüzde 40 daha ucuza geldiğini söyledi. Dorsenin duayen ismi Şentürk 2010’dan da umutlu olduğunu “ Ben her umudumu hiç kaybetmedim her güne işler düzelecek umudur ile uyanıyorum” sözleri ile anlattı.

30 yılda Nereden nereye

Sektörde 30 yıllık bir geçmişe sahip Şentürk sektörün geldiği noktayı ise şöyle anlattı: “30 sene önce 2 dingilli semi-treyler vardı. İki dingilden başka yoktu. O zaman semi treyler yapımında olan kişi sayısı 5’i geçmezdi. O günden bu yana firma sayısı arttı, dingil sayıları arttı, özel imalatlar arttı. Türkiye’nin neredeyse yüzde 75’i yurt dışına mal yapar oldu. Yani yedek parça olsun, ürün olsun. Mesela benim yaptığım ürünleri Hollanda, Almanya, İspanya, Hırvatistan, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Gürcistan’a römork satıyoruz. Benim yaptığım ürünlerin yüzde 99’u yurtdışına. Çünkü özel ürün. Bunlar proje ürünleri, her ağır nakliyecinin bunu alacak kapasitesi yok. Araç pahalı, üretim pahalı, maliyet pahalı. Mesela 8 dingilli bir römorkun bize maliyeti 115 bin euro’ya geliyor. Bununla 80 ton taşıma yapılıyor. Şu anda hidrolik dümenlenebilir ve self stenik dümenleri satıyoruz. “

Krizin faturası ağır

30 yılda her iki yılda bir yaşanan ekonomik krizlerle iş yapmaya alışan Yalçın Şentürk, seneyi yüzde 60’a yakın bir daralma ile kapatacaklarını belirtti. Geçen yıl 130 treyler satmalarına karşın yılı 40 ile kapatacaklarına dikkat çekti. Bu da “Kişiye özel çözümlerle “ Butik üretim “ yapan Yalçın Dorse’nini bile yüzde 60 oranında daraldığını gösteriyor.